Dünya

ATİK üyesi Sanioğlu yaşamını yitirdi

H. Merkezi: Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu üyesi Remzi Sanioğlu yaşamını yitirdi.

Mart 1980’de henüz 16 yaşında iken, Diyarbakır zindanlarına tutsak düşen ve daha sonraki süreçlerde bulunduğu her alanda gerçekleştirdiği pratiklerle ön saflarda yer alan Sanioğlu, yaşadığı çeşitli sıkıntılarla dolu süreci atlatamayınca yaşamına son verdi.

Ölümsüzlüğe uğurlanan Sanioğlu’yu saygıyla anıyor ve ATİK tarafından yapılan açıklamayı paylaşıyoruz:

Hasan Yoldaşımızı Ölümsüzler Kervanına Uğurluyoruz!

İdealleri ve davası için mücadele edenler, aramızdan bir yıldız gibi kayıp gittiklerinde, onların ardından yazmak, onları ve mücadelelerini anlatmak, mücadele yoldaşları için her zaman en zor ama kaçınılmaz bir görev olur. Bir kez daha böyle bir görev ile karşı karşıyayız.  ATİK ailesi bir ferdini daha ölümsüzler kervanına uğurlamanın derin üzüntüsü içinde…  Acımız büyük… Ancak öfkemiz ve mücadele azmimiz de bir kez daha bileniyor.

Hasan yoldaş 1963’te Diyarbakır’da mazlum emekçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Dünyaya geldiği coğrafya ve Kürt ulusuna mensup olması başta olmak üzere, ekonomik ve sosyal nedenler, henüz çok genç yaşlarda iken TC faşizminin baskı ve zulmü ile karşı karşıya kalmasına neden olmuştu. Henüz lise yıllarında tanıştığı sosyalist düşünceler, onu TKP/ML saflarında sınıf mücadelesinin aktif bir üyesi haline getirir.

Mart 1980’de henüz 16 yaşında iken, Diyarbakır zindanlarına tutsak düşer.  Fakat onun kitabında yılgınlığa, yenilgiye yer yoktur. O; genç yaşından beklenemeyecek şekilde, 12 Eylül faşizminin işkence tezgâhlarında, Kaypakkaya geleneğini sürdürüp düşmana en ufak bir sır dahi vermediği gibi, mahkeme salonundaki savunmasıyla yargılanan değil yargılayan olmuştur. Dışarıya çıktığında, tekrar mücadelenin engin denizinde kulaç atmak, en büyük hayali, idi. Nitekim 1985’te özgürlüğüne kavuştuğunda da, bu hayalini gerçekleştirmek için bir an bile tereddüt etmedi.

O, sevecen, paylaşımcı, mütevazı, atılgan ve gözü pek bir yoldaştı. Kibirlilik, umutsuzluk onun kitabında yeri olmayan konulardı. Emeğin disiplini yaşamında önemli bir yer tutmaktaydı. Neşe dolu esprili konuşmaları ile bulunduğu ortamı her daim neşeye boğan, fedakârlıktan kaçınmayan, en umutsuz ve zor anlarda dahi umut yayan, yaptığı işi inanarak yapan bir kişilikti o.  Aldığı görevleri küçük /büyük diye ayırmaz, yer/ mekân mevhumu önem taşımaz, her yerde bütün görevlerine aynı titizlikle sarılırdı. Nitekim 1985 sonlarında Avrupa’ya çıktığında, ağırlıklı olarak Fransa olmakla birlikte, birçok ülkede DKÖ faaliyetlerinin örgütleyicisi olmuş, ATİK konseyinde de iki dönem konsey üyeliği yapmıştır. Aynı zamanda UPOTUTAK Uluslar arası Politik Tutsaklarla Dayanışma Örgütü’nün kurucu üyesidir. O; halkına ve yoldaşlarına karşı her daim sorumluluğunun bilincinde olan devrimci bir kişilikti.

Hasan yoldaş muazzam bir pratik yetkinliğe sahipti. Bütün kitlesel eylemlerin önünde hep o vardı. NATO, G8, sosyal hak gaspları, küreselleşme eylemleri, cezaevleri ve Ölüm Orucu vb. direnişlerde, en önde yer alandı. Bütün bunları ona yaptıran tek şey davasının doğruluğuna ve haklılığına olan inancı idi.

Ancak son süreçte, bir dönemler hiç düşünemediği olumsuzlukları yaşar hale gelmişti ve bu durumu kabullenemiyordu. Bazı özel sorunlarının yarattığı sıkıntılar ve bu durumun yarattığı boşluktan doğan bazı zaaflarla birleşince, yoldaş bu süreci göğüsleyemedi ve yaşamına son verdi.

Kabul edilir ki; böyle bir durum, düşmana inat bir gün daha fazla yaşayabilmenin kavgasını verenlerin kabul edilebileceği bir durum değildir. Ancak her şeye rağmen, yoldaşımızın yaşadığı bu hazin son, geçmişine gölge düşüremez düşürmeyecektir.

İçinde yaşadığımız sistemin yarattığı işsizlik, yoksulluk, açlık, savaşlar vb. gibi toplumun yaşamını olumsuz yönde etkileyen her türlü gelişme, hiç şüphe yok ki dönem dönem sınıf mücadelesinin içinde olanları da etkileyebilmekte ve girdabına çekebilmektedir. Sendelemeler – zaaflar, ilerlemeler –gerilemeler, yengiler-yenilgiler, düşmeler-kalkmalar sınıflı toplumlarda, sınıf mücadelesi içinde her daim yaşanabilecek durumlar olduğunu biliyoruz.

ATİK ailesi olarak, Hasan yoldaşımızın zaaflarını ve yöntemini onaylamasak ta, onu son durumuyla yargılamayı doğru bulmuyor ve yoldaşımızı sahipleniyoruz. Tüm ATİK ailesine ve yoldaşımızın ailesine, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Seni mücadelemize kattıklarınla, yarattığın değerlerle, neşeli – güleç yüzün ve esprilerinle hatırlayacağız Hasan yoldaş. Ve ATİK ailesi olarak mücadele bayrağını daha yükseklere taşıyabilmek için var gücümüzle çalışacağız.

Seni mücadelemizde yaşatacağız sevgili yoldaş!

Devrim şehitleri ölümsüzdür!

ATİK

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu